12 Angry Men


▶ JustWatch
Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Abonelik (Akış)





Kirala






Satın Al





Savunma ve iddia makamları sunumlarını tamamlamış, jüri ise genç bir adamın babasını öldürmekten suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğuna karar vermek üzere jüri odasına geçmiştir. Başlangıçta oldukça net ve apaçık görünen bir cinayet davası, kısa süre sonra şüphe uyandıran bir dizi ipucunun ortaya çıktığı bir dedektiflik hikâyesine ve her bir jüri üyesinin duruşma, sanık ve birbirleri hakkındaki önyargıları ile peşin hükümlerinin gözler önüne serildiği küçük bir dramaya dönüşür. Oyundan uyarlanan yapımda tüm olaylar, jüri odasının sınırları içerisinde cereyan eder.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Sidney Lumet’in 1957 yapımı başyapıtı "12 Öfkeli Adam" (12 Angry Men), sinema tarihinin tek bir mekânda geçen en etkileyici dramatik yapımlarından biridir. Babasını öldürmekle suçlanan genç bir sanığın kaderini belirlemek üzere bir araya gelen on iki jüri üyesinin müzakere sürecini odak noktasına alan film, adaletin ve insan psikolojisinin girift yapısını ustalıkla işler. Başlangıçta davanın gayet açık göründüğü ve sanığın idama mahkûm edilmesinin an meselesi olduğu bir atmosferde, 8 numaralı jüri üyesinin ortaya koyduğu mâkul şüphe, tüm dengeleri değiştiren zihnî ve vicdanî bir mücadeleyi başlatır. Lumet’in klostrofobik bir odada kurduğu kamera açıları ve zaman ilerledikçe daralan çekim ölçekleri, karakterlerin üzerindeki bunaltıcı sıcaklığın baskısını seyirciye adım adım hissettirir. Film, yalnızca hukuki bir sorgulama değil, aynı zamanda toplumsal ön yargıların, kişisel travmaların ve sınıfsal bakış açılarının bir ayna gibi yüze vurulduğu derinlikli bir karakter analizidir. Reginald Rose’un kusursuz senaryosu sayesinde, her bir jüri üyesinin geçmişi ve mizacı, olaylara verdikleri tepkiler üzerinden doğal bir biçimde belirginleşir. Henry Fonda’nın adalet arayışındaki sakin ama kararlı duruşu ile Lee J. Cobb’un öfkeyle maskelediği şahsî hezeyanları arasındaki çatışma, filmin dramatik yükünü zirveye taşır. Sinemanın gösterişli efektlere veya geniş coğrafyalara ihtiyaç duymadan, yalnızca güçlü bir metin ve üst düzey oyunculukla nasıl devleşebileceğinin en net kanıtı olan eser, bugün hâlâ güncelliğini korumaktadır. Bir insanın hayatı hakkında karar verirken gösterilen özenin, vicdanî sorumluluğun ve peşin hükümlerden sıyrılabilme erdeminin önemini hatırlatan bu klasik, yedinci sanatın nirengi noktalarından biridir.