
Aynı zamanda bir işaret dili öğretmeni olan ancak kendisi işitme engelli olmayan Miriam adında bir oyuncu, tamamen sağır olacağını öğrendiğinde büyük bir çöküş yaşamaya başlar ve hayatındaki tüm işitme engelli insanlara rağmen, sessiz bir dünyayı kabul etmeyi reddeder.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Diego del Río’nun yönetmen koltuğunda oturduğu ve Lucía Carreras’ın senaryosunu kaleme aldığı 2023 yapımı "Todo el Silencio" (Her Şeyin Sessizliği), bir insanın öz kimliği ve duygusal sınırlarıyla yüzleşmesini son derece samimi ve incelikli bir dille aktarıyor. Film, işitme engelli bir ebeveyn çocuğu (CODA) olan, gündüzleri Meksika İşaret Dili (LSM) öğretmenliği yapıp akşamları tiyatro sahnelerinde yer alan Miriam’ın hikâyesini odağına alıyor. Kendisi duyan bir birey olmasına ve hayatı tamamen sağır topluluğunun içinde geçmesine rağmen, otoskleroz teşhisi konulup kademeli olarak tüm işitme yetisini kaybedeceğini öğrendiğinde derin bir kabullenememe ve kimlik krizinin içine sürükleniyor. Filmin en güçlü yanı, işitme kaybını yalnızca tıbbi bir durum olarak değil, varoluşsal bir yas süreci olarak ele almasıdır. Miriam, hayatı boyunca sağır insanlara rehberlik etmiş, işaret dilini ustalıkla kullanan ve işitme engelli bir kadın olan Lola ile ilişki yaşayan biri olmasına karşın, sıra kendi duyusal kaybına geldiğinde beklenmedik bir direnç gösterir. Bu durum, "öteki" için empati kurmak ile aynı kaderi bizzat yaşamak arasındaki insani uçurumu son derece çıplak bir şekilde gözler önüne seriyor. Yönetmen del Río, tiyatro geçmişinin getirdiği karakter odaklı derinliği sinemanın görsel ve işitsel imkânlarıyla başarıyla harmanlıyor. Teknik açıdan filmin en dikkat çekici unsuru şüphesiz ses tasarımıdır. Seyirci, Miriam’ın bozulan duyusal dünyasına adım adım ortak edilir. Yüksek frekanslı çınlamalar, boğuk sesler, gürültülerin kademeli olarak silinmesi ve yerini bıraktığı ağır sessizlik, izleyicinin sadece izlemesini değil, Miriam’ın yaşadığı oryantasyon kaybını bizzat hissetmesini sağlar. Adriana Llabrés’in Miriam rolündeki performansı ise göz alıcıdır; kelimelerin yerini bedensel ifadeye bıraktığı anlarda sergilediği mimikler ve jestler, filmin duygusal yükünü mükemmelen taşır. "Todo el Silencio", engellilik ve kimlik temalarını ajitasyona kaçmadan, gürültüsüz ama sarsıcı bir biçimde işleyen nitelikli bir yapım. Sessizliğin bir eksiklik mi yoksa yeni bir varoluş biçimi mi olduğunu sorgulatan eser, izleyicinin zihninde uzun süre yer edecek bir duyusal deneyim sunuyor.