Tony Stark, dünyayı korumak amacıyla Ultron Programı'nı hayata geçirir; ancak barışı korumak için tasarlanan bu program düşmanca bir tutum sergilemeye başlayınca Yenilmezler, neredeyse imkânsız bir düşmanı birlikte mağlup etmek için harekete geçer. Dünyanın en güçlü kahramanları, gezegeni küresel bir yok oluştan korumak adına bir kez daha bir araya gelmek zorundadır.
Marvel Sinematik Evreni'nin ikinci evre dönüm noktası olan Yenilmezler: Ultron Çağı (Avengers: Age of Ultron), ilk filmin yarattığı devasa başarının ardından ekibi daha karanlık ve kişisel bir sınavın ortasına bırakır. Joss Whedon'ın yönetmenliğinde şekillenen yapım, Tony Stark'ın geçmiş travmaları ve barış arzusu doğrultusunda geliştirdiği yapay zekâ projesinin kontrolden çıkışını konu alır. İnsanlığı koruma gayesiyle tasarlanan Ultron'un, barışın tek yolunu insanlığın yok edilmesinde görmesi, filme felsefi bir derinlik kazandırır. Film, yalnızca yüksek bütçeli bir aksiyon sunmakla kalmaz; aynı zamanda kahramanların zihnindeki korkuları ve ruhsal kırılmaları da gün yüzüne çıkarır.
Anlatı yapısı bakımından yapım, geniş oyuncu kadrosuna yeni simalar dâhil ederken hikâye dengesini korumaya gayret eder. Wanda ve Pietro Maximoff kardeşlerin katılımı ile Vision karakterinin doğuşu, evrenin geleceğine dair kilit taşlarını döşer. Özellikle Hawkeye karakterinin insani yönüne ve aile hayatına ayrılan süre, ekibin kırılgan yapısını güçlendiren niteliktedir. Hulkbuster ile Hulk arasındaki amansız mücadele ve Sokovia savaşı gibi sekanslar, görsel işçilik açısından yüksek bir standart sunsa da filmin zaman zaman aşırı yüklenmiş senaryo temposu nedeniyle nefes almakta zorlandığı hissedilmektedir.
Sonuç olarak Yenilmezler: Ultron Çağı, görkemli görselliği, karmaşık tema altyapısı ve gelecekteki çatışmaların tohumlarını atan yapısıyla Marvel evreninde kritik bir konuma sahiptir. İlk filmin sunduğu o taze birleşme heyecanını tam anlamıyla yakalayamasa da barındırdığı karakter dinamikleri ve aksiyon dozuyla takdire şâyân bir devam halkasıdır.