Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Dune: Çöl Gezegeni (2021) filminde Atreides Hanedanı'nın çöküşünün ardından sürgün edilen Dük Paul Atreides, aydınlanma yolculuğuna Arrakis'in çorak çöllerinde devam eder. Çok geçmeden bu soylu evlat, kehanetteki Dune Mesih'i hakkındaki söylentilerin kabileyi böldüğünden habersiz bir şekilde mavi gözlü Fremen savaşçılarının yaşam tarzını benimser. Ne de olsa Harkonnen Hanedanı'nın boğucu baskısı her geçen dakika artmakta; gezegenin ve onun baharat bakımından zengin engin tarlalarının kontrolü uğruna acımasız bir savaş çağını başlatmaktadır. Ancak her şeyden öte, su hayattır. Sinsi entrikacılar yıkım ve ölüm planları yaparken, değişken gelecekte yeni bir liderin ortaya çıkması kaçınılmaz hâle gelir. Şimdiyse kişisel umutları ile başkalarının beklentileri arasında sıkışıp kalan Paul, her zaman olmak istediği o savaşçıya dönüşebilecek midir?
Denis Villeneuve’ün "Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki" ile başardığı şey, ilk filmin kurduğu görkemli temeller üzerine yükselen ve modern bilimkurgu sinemasının sınırlarını yeniden çizen muazzam bir zafer. İlk taksitte izleyiciyi sabırla dünya inşasına, hanedan entrikalarına ve Arrakis’in mistisizmine hazırlayan yönetmen, bu devam halkasında anlatının vitesini artırarak hikâyeyi devasa bir epik tragedyaya dönüştürüyor. Greig Fraser’ın Arrakis’in kavurucu çöllerini ve Harkonnen ana vatanı Giedi Prime’ın büyüleyici monokrom görselliğini resmettiği kamerası, Hans Zimmer’ın mistik, ritmik ve insanı içine çeken ses tasarımıyla birleştiğinde ortaya perdeden taşan sarsıcı bir atmosfer çıkıyor.
Filmin derinliği, klasik bir "kahramanın yolculuğu" anlatısını benimsemek yerine bu yapıyı altüst etmesinde yatıyor. Paul Atreides’in bir sürgünden kitleleri peşinden sürükleyen tekinsiz bir mesih figürüne dönüşümü, kehanetlerin ve dini inançların siyasi bir güç aracı olarak nasıl kullanılabileceğini gözler önüne seriyor. Timothée Chalamet karakterin bu karanlık ve kaçınılmaz dönüşümünü kariyerinin en güçlü performansıyla sergilerken; Zendaya’nın canlandırdığı Chani, körü körüne inancın karşısında duran rasyonel ve duygusal bir vicdan terazisi işlevi görüyor. Austin Butler’ın Feyd-Rautha rolündeki katıksız vahşeti ve Rebecca Ferguson’ın Rahibe Ana Jessica olarak yarattığı tekinsiz aura, filmin temposunu ve gerilimini sürekli zirvede tutuyor.