Independence Day


▶ JustWatch
Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Abonelik (Akış)




Kirala






Satın Al





2 Temmuz'da, dünya çapındaki iletişim sistemleri tuhaf bir atmosferik parazit yüzünden kaosa sürüklenir. Çok geçmeden askeriye tarafından, devasa büyüklükteki birtakım nesnelerin Dünya ile çarpışma rotasında olduğu öğrenilir. İlk başta gök taşı oldukları düşünülen bu nesnelerin, daha sonra gizemli bir uzaylı türü tarafından komuta edilen devasa uzay gemileri olduğu ortaya çıkar. Uzaylılarla iletişim kurma girişimleri sonuçsuz kaldıktan sonra, kablolu yayın teknisyenliğine geçmiş eski bir bilim insanı olan David Levinson, uzaylıların bir günden daha kısa bir süre içinde dünya genelindeki önemli noktalara saldıracağını keşfeder. 3 Temmuz'da uzaylılar; Paris, Londra, Houston ve Moskova'nın yanı sıra New York, Los Angeles ve Washington'ı da neredeyse tamamen yerle bir eder. Hayatta kalanlar, ordunun elinde kendilerine ait ele geçirilmiş bir uzay gemisi olduğu söylentilerinin dolaştığı, hükümete ait tuhaf bir test alanı olan 51. Bölge'ye doğru konvoylar hâlinde yola çıkarlar. Hayatta kalanlar, kendilerini köleleştirmek isteyen uzaylılara karşı koymak için bir plan geliştirirler ve 4 Temmuz, insanlığın özgürlüğü için savaşacağı gün hâline gelir. 4 Temmuz, artık onların Bağımsızlık Günü'dür...
Serinin Diğer Filmleri
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Roland Emmerich'in 1996 yapımı Independence Day (Kurtuluş Günü) filmi, 90'lar aksiyon sinemasının gen haritasını çizen, devasa ölçekli yıkım sahneleri ve katıksız eğlence anlayışıyla "yazlık gişe canavarı" (summer blockbuster) kavramını yeniden tanımlayan anıtsal bir yapımdır. 1950'lerin B-tipi uzaylı istilası alt türünü modern Hollywood'un dev bütçeli görsel şölenine dönüştüren film, anlatısal derinlik arayışından ziyade seyir zevkini, temposunu ve popüler kültür estetiğini öne çıkarır. Filmin görsel anlamda zamana direnme gücü, detaylı minyatür maketler, gerçek patlamalar ve dönemin gelişmekte olan dijital efektlerinin harmanlanmasında yatar. Beyaz Saray'ın havaya uçurulduğu ve devasa gemilerin büyük şehirlerin üzerine gölge düşürdüğü sahneler, günümüzün tamamen bilgisayar üretimi (CGI) yapımlarına kıyasla halen somut bir ağırlığa sahiptir. Oyuncu kadrosunda ise Will Smith'in Karizmatik Yüzbaşı Hiller rolüyle küresel bir süper yıldıza dönüştüğü, Jeff Goldblum'un nevrotik bilim insanı David Levinson karakteriyle harika bir denge kurduğu ve Bill Pullman'ın Amerikan Başkanı Whitmore olarak sinema tarihinin en coşkulu söylevlerinden birini irat ettiği akılda kalıcı bir dinamik mevcuttur. Senaryo bazında elbette bazı zaaflar göze çarpar; milyarlarca yıl gelişmiş bir uzaylı medeniyetinin ana gemisine sıradan bir dizüstü bilgisayarla virüs yüklenmesi gibi mantık sınırlarını zorlayan kurgusal kestirmeler ve aşırı Amerikan milliyetçiliği filmin zayıf karınlarıdır. Ancak yapım kendisini hiçbir zaman ağırbaşlı bir bilimkurgu dramı olarak satmaya çalışmaz. Amacı, izleyiciye iki buçuk saat boyunca temposu düşmeyen bir kaçış sineması sunmaktır ve bu vaadini fazlasıyla yerine getirir.
