Chaplin’in ses efektleriyle bezenmiş son "sessiz" filmi, sinema dünyasında herkesin sesli filmler yaptığı bir dönemde çekilmiştir. Filmde Charlie; modern topluma, makineleşme çağına ve ilerlemeye karşı bir duruş sergiler. İlk olarak onu bir üretim bandında hummalı bir şekilde cıvataları sıkmaya ve tempoya yetişmeye çalışırken görürüz. Sonrasında otomatik bir yemek yedirme makinesi deneyinde kullanılmak üzere seçilir; ancak yaşanan çeşitli aksilikler patronunun onun aklını yitirdiğini düşünmesine yol açar ve Charlie bir akıl hastanesine yatırılır. Buradan taburcu olduğunda, elindeki kırmızı bayrağı sallarken yanlışlıkla bir komünist sanılarak hapse atılır; fakat orada bir hapishaneden kaçış girişimini engelleyince yeniden serbest bırakılır. Film sona erene dek Charlie’nin başından geçen daha pek çok macera ve serüvene tanıklık ederiz.
Charlie Chaplin’in 1936 yapımı efsanevi eseri Asri Zamanlar (Modern Times), sanayileşmenin ve Büyük Buhran döneminin iktisadî çöküşünün insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkilerini mizahın keskin kılıcıyla ele alan tarihî bir sinema şaheseridir. Şarlo’nun makineleşen dünyanın devasa dişlileri arasında kendi varlığını sürdürme gayreti, sadece dönemin sosyo-ekonomik yapısını değil, insanlığın modernleşme serüvenindeki trajikomik çıkmazlarını da gözler önüne serer.
Filmin merkezinde yer alan fabrika sahneleri, mekanik üretimin insanı nasıl nesneleştirdiğini ölümsüz bir görsel dille aktarır. Şarlo’nun devasa çarkların içine çekildiği o meşhur sahne, kapitalist düzenin insanı değersiz bir makine parçasına dönüştürme arzusunun en zekice sembolüdür. Chaplin, sessiz sinema çağının kapanış döneminde ses teknolojisini doğrudan kullanmak yerine; onu mekân seslerini ve sistemin otoritesini vurgulayan yabancılaştırıcı bir unsur olarak değerlendirmiş, böylece dâhiyane bir estetik denge kurmuştur.
Paulette Goddard’ın hayat verdiği kimsesiz genç kız karakteriyle kurulan bağ, filmin kasvetli atmosferine umut dolu bir nefes katar. İki yoksul insanın sistemin getirdiği felâketlere ve imkânsızlıklara rağmen yan yana yürüme iradesi, eserin hümanist özünü oluşturur. Günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan Asri Zamanlar; zamansız mizahı, derin sosyolojik tahlilleri ve sanatkârane rejisiyle sinema tarihinin zirve noktalarından biridir.