Danny Ocean'ın ekibini en son gördüğümüzde, acımasız kumarhane patronu Terry Benedict'ten çaldıkları milyonları ona geri ödüyorlardı. Ancak bir araya gelmeyeli epey zaman olmuştur ve bu durum değişmek üzeredir. Ekip üyelerinden Reuben Tishkoff, bir diğer kumarhane sahibi Willy Bank ile birlikte bir otel inşa ettiğinde isteyeceği en son şey, bu aşağılık adam tarafından anlaşmanın tamamen dışında bırakılmaktı. Yediği bu kazık Reuben'ın kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılmasına yol açtığında, Bank'in tavrı Tishkoff'un talihsizliğinden keyif almaya kadar varır. Fakat Danny ve ekibi, Bank'in bir arkadaşlarına reva gördüğü bu muameleyi sineye çekmeyecektir. Bank'e karşı kendi kan davası olan eski düşmanları Benedict ile güçlerini birleştiren ekip, Bank'in en yeni mekânının açılış gecesinde devreye sokacakları muazzam bir planı hayata geçirmek üzere harekete geçer. Bu defa amaçları para değil, intikamdır.
Steven Soderbergh imzalı 2007 yapımı Ocean's Thirteen, serinin ikinci filmindeki deneysel Avrupa macerasının ardından özüne, yani Las Vegas’ın pırıltılı ve acımasız dünyasına görkemli bir geri dönüştür. Bu kez ekibin motivasyonu yalnızca maddi bir kazanç değil; dostluk, sadakat ve intikam duygusudur. Acımasız casino patronu Willy Bank’in (Al Pacino), ekibin kıdemli üyesi Reuben Tishkoff’a kazık atması ve onun kalp krizi geçirmesine sebep olması, Danny Ocean ve ekibini yeniden bir araya getirir. Amaç, Willy Bank’in yeni casinosunun açılış gecesinde onu hem finansal olarak çökertmek hem de prestijinin simgesi olan "Beş Elmas Ödülü"nü kazanmasını engellemektir.
Film, ilk yapımın sahip olduğu o tıkır tıkır işleyen zekice soygun matematiğine ve dinamik ritme yeniden kavuşur. Al Pacino’nun canlandırdığı hırslı ve kibirli Willy Bank karakteri, filme güçlü bir karşıt güç kazandırırken; George Clooney, Brad Pitt ve Matt Damon arasındaki mizah ve uyum yine üst seviyededir. Soderbergh; canlı renk paletleri, bölünmüş ekran teknikleri ve tempolu kurgusuyla seyirciye görsel açıdan son derece doyurucu bir şov sunar. Soygun planının adım adım devreye girdiği anlar, serinin özündeki eğlence ve zekâ dolu yapıyı başarıyla yansıtır.
Ocean's Thirteen, üçlemeyi ilk filmin ruhuna yakışır şekilde, son derece şık ve tatmin edici bir noktada sonlandırır. Sinematik estetiği, keskin diyalogları ve yıldız kadrosunun karizmasıyla modern soygun sinemasının en başarılı üçleme finallerinden biri olarak öne çıkar.