Bir adam, kim olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir şey hatırlamadan ceset dolu bir çukurda gözlerini açar. Olay yerinden kaçarak yakındaki bir eve girer; fakat burada, tamamı kendisi gibi hafıza kaybı yaşayan dehşet içindeki bir grup yabancı tarafından silah zoruyla karşılanır. Grup, kimliklerine dair ipuçlarını bir araya getirmeye başladıkça aralarındaki şüphe yerini şiddete bırakır; ancak birbirlerinden çok daha acımasız ve aç bir tehdidin varlığını keşfettiklerinde, henüz çok geç olmadan hepsini bir araya getiren şeyin ne olduğunu çözmek zorunda kalırlar.
Gonzalo López-Gallego’nun yönettiği 2013 yapımı "Open Grave", hafıza kaybı temasını gerilim ve gizem unsurlarıyla harmanlayan, izleyiciyi son ana kadar merak içinde tutmayı başaran klostrofobik bir yapımdır. Hikâye, başkarakter Jonah'nın cesetlerle dolu devasa bir çukurda uyanmasıyla son derece vurucu bir şekilde başlar. Kim olduğuna ve o dehşet verici yere nasıl geldiğine dair hiçbir fikri olmayan Jonah, kısa süre sonra kendisi gibi hafızasını yitirmiş bir grup yabancıyla karşılaşır. İzolasyon hâlindeki bir mekânda geçen bu kâbus, kimin dost kimin düşman olduğunun belirsizliğiyle her dakika daha da derinleşir.
Filmin en güçlü yönü, seyirciyi karakterlerle aynı bilgi düzeyinde tutarak inşa ettiği tekinsiz atmosferdir. Karakterler geçmişlerini ve kimliklerini hatırlamaya çalıştıkça ortaya çıkan küçük ipuçları, anlatıyı sıradan bir hayatta kalma mücadelesinden çıkarıp psikolojik bir bilmeceye dönüştürür. Sharlto Copley’nin sergilediği oyunculuk, çaresizlik ile şüphe arasındaki hassas dengeyi oldukça başarılı bir şekilde yansıtmaktadır. Yönetmen, ormanın tekinsiz havasını ve kapalı alanların yarattığı baskıyı görsel anlatımla yetkin biçimde destekler.
Tempoda zaman zaman yaşanan aksamalar ve bazı yan karakterlerin yeterince derinleştirilememiş olması senaryonun tüm potansiyelini sergilemesine engel olsa da film, gizem duygusunu koruyan yapısıyla türün meraklıları için son derece sürükleyici bir seyirlik sunmaktadır.