The Apartment


▶ JustWatch
Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Abonelik (Akış)


Kirala







Satın Al





1 Kasım 1959 itibarıyla, uysal mizaçlı C.C. Baxter, bir sigorta şirketi olan Consolidated Life'ta yaklaşık dört yıldır çalışmaktadır ve şirketin Manhattan'daki merkez ofisinde görev yapan otuz iki bine yakın personelden biridir. Şirket basamaklarını tırmanma ümidiyle kendini diğer alt kademe çalışanlardan ayrıştırmak adına sık sık geç saatlere kadar ofiste kalır; ancak bunun asıl nedeni, Central Park West yakınlarındaki dairesine girememesidir. Zira Baxter, personel müdürü Jeff D. Sheldrake'e kendisi hakkında olumlu referans vermeleri karşılığında dairesini bir grup şirket yöneticisine —Bay Dobisch, Kirkeby, Vanderhoff ve Eichelberger'a— evlilik dışı ilişkileri için dönüşümlü olarak tahsis etmiştir. Baxter ilk kez Sheldrake'in ofisine çağrıldığında, bu görüşmenin yalnızca beklediği gibi bir terfiden ibaret olmadığını, evli olan Sheldrake'in de dairesini kullanacaklar listesine dâhil olmak istediğini öğrenir. Baxter'ın yükselmek için artık onların desteğine ihtiyaç duymaması ise Dobisch, Kirkeby, Vanderhoff ve Eichelberger'ın kendilerini ihmal edilmiş hissetmelerine yol açar.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Billy Wilder’ın 1960 yapımı başyapıtı Garsoniyer (The Apartment), modern çağın kurumsal çarkları arasında ezilen bireyin yabancılaşmasını ve ahlâkî yozlaşmayı merkezine alan eşsiz bir kara komedidir. Film, devasa bir sigorta şirketinde terfi alabilmek uğruna bekâr dairesinin anahtarını üst düzey yöneticilerin gizli kaçamaklarına tahsis eden C.C. Baxter’ın trajikomik serüvenini anlatır. Wilder, dönemin New York’undaki tekdüze ofis atmosferini ve bireysel yalnızlığı öyle ustalıkla işler ki yüzlerce masanın sıralandığı çalışma alanı âdeta ruhsuz bir mekâna dönüşür. Senaryonun en güçlü tarafı, keskin mizah ile derin bir melankoli arasındaki dengeyi kusursuz biçimde koruyabilmesidir. Baxter’ın platonik duygular beslediği asansör görevlisi Fran Kubelik ile şirket yöneticisinin ilişkisi açığa çıktığında hikâye, klasik bir romantik komedinin çok ötesine geçerek haysiyet ve vicdan muhasebesine evrilir. Jack Lemmon’ın hüzünlü ve nüktedan oyunculuğu, Shirley MacLaine’in kırılgan fakat mağrur duruşuyla muazzam bir uyum yakalar. Wilder ve I.A.L. Diamond ortaklığından doğan sivri diyaloglar, kurumsal dünyanın ikiyüzlü ahlâk anlayışını tavizsiz bir dille hicveder. Garsoniyer, insanın kendi onurunu geri kazanma mücadelesini ve sadece bir unvan değil, gerçek bir insan olabilmenin erdemini anlatan zamansız bir sinema klasiğidir.