Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Hiciv dolu bir parodiyi aksiyon ve gerilim ögeleriyle harmanlayan bu hikâyede; haksız yere suçlanan masum bir adam olan Ben Richards, seyirci katılımıyla yürütülen ve ölüm cezasını canlı yayın eğlencesine dönüştüren fütüristik televizyon yarışması "The Running Man"e mahkûm edilir. Ben, motorlu testereler ve bilenmiş hokey sopalarıyla donatılmış ölümcül avcılara karşı hayatta kalma mücadelesi verirken, programın alaycı sunucusu ise yalnızca televizyon reytinglerinin peşinde koşmakla meşguldür.
Paul Michael Glaser’ın yönettiği 1987 yapımı The Running Man (Ölüme Karşı Koşan), Stephen King’in Richard Bachman mahlasıyla yayımladığı aynı adlı distopik romanından beyazperdeye serbestçe uyarlanan, seksenler sinemasının en karakteristik bilimkurgu-aksiyon örneklerinden biridir. Film; ekonomik buhranın, otoriter devlet kontrolünün ve sansürün hâkim olduğu karanlık bir gelecekte, kitleleri uyuşturup itaate zorlamak amacıyla tasarlanan kanlı bir televizyon yarışmasını odağına alır. Masum sivillere ateş açmayı reddettiği için komploya kurban giden helikopter pilotu Ben Richards’ın bu ölümcül arenaya sürüklenişi, salt bir hayatta kalma serüveni sunmakla kalmaz; aynı zamanda medyanın kitle psikolojisini nasıl yönlendirdiğini de gözler önüne serer.
Eserin en güçlü tarafı, dönemin neon ışıkları ve rengârenk gladyatör kostümleri ardına ustalıkla gizlenmiş vizyoner medya eleştirisidir. Henüz modern televizyonculuğun ve "reality show" formatlarının dünyayı tam anlamıyla sarmadığı bir dönemde çekilmesine rağmen yapım; montaj oyunlarını, sahte dijital görüntü üretimini ve toplumun şiddet üzerinden hipnotize edilişini şaşırtıcı bir isabetle öngörür. Televizyon sunucusu Damon Killian rolündeki Richard Dawson, reyting ve popülarite uğruna her türlü ahlâkî sınırı yerle bir eden gösteri dünyasının yozlaşmış çehresini âdeta kusursuz bir hicivle canlandırır. Arnold Schwarzenegger ise alışılmış fiziksel gücünü ve unutulmaz hazırcevap repliklerini sergileyerek bu adaletsiz medya çarkını tek başına kıran dirençli bir figüre başarıyla hayat verir.
Harold Faltermeyer imzalı hareketli synthesizer müzikleri ve yüksek tempolu kurgusu, filmin dinamizmini bir an olsun düşürmez. Edebi kaynağındaki derin psikolojik çaresizliği ve kasvetli havayı yer yer safkan bir Hollywood aksiyonu uğruna törpülemiş olsa da barındırdığı sosyopolitik alt metin ve keskin mizah, eseri sıradan bir gişe filminden çok daha öteye taşır.