The Shining


▶ JustWatch
Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Kirala






Satın Al





Sezon dışı bakım görevlisi olarak işe giren yazar adayı ve alkol bağımlılığını atlatmaya çalışan Jack Torrance; eşi Wendy ile üstün yetenekli oğlu Danny'yi, Colorado'nun karla kaplı, gözlerden uzak Overlook Oteli'ne sürükler. Ancak yaşadığı yazar tıkanıklığı, Jack'in yeni yazarlık kariyerinde ilerlemesini engeller. Yine de her şeyin sırası vardır: Önce müdürün Jack'e oteli etraflıca gezdirmesi gerekir. Ardından, tesisin emektar aşçısı Bay Hallorann, Danny ile nadir görülen psişik yetenekleri üzerine sohbet eder; ayrıca bu gizemli çalışan, küçük çocuğu devasa otelin terk edilmiş odaları, özellikle de girilmesi kesinlikle yasak olan 237 numaralı oda konusunda uyarır. Bütün bunlar bir yana, Jack giderek aklını yitirmektedir. Nitekim tuhaf olaylar ve kan donduran kâbus gibi görüler, aileyi bitmek bilmeyen kar fırtınalarının dövdüğü sessiz ve devasa bir hapishaneye hapsetmiştir. Şimdiyse Jack'in zihnindeki dinmek bilmeyen sesler bir kurban talep etmektedir; peki ama Jack gerçekten bir cinayet işleyebilir mi?
Serinin Diğer Filmleri
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Stanley Kubrick’in Stephen King’in aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı "Cinnet" (The Shining), yalnızca bir korku filmi değil; insan zihninin karanlık labirentlerinde seyreden sarsıcı bir psikolojik gerilim başyapıtıdır. İzolasyonun ve ıssızlığın getirdiği ağır yük, karlı dağların tepesindeki Overlook Oteli’nin kasvetli atmosferinde somutlaşır. Yazarlık krizini aşmak ve ailesine vakit ayırmak amacıyla bu otelin kış bakıcılığını üstlenen Jack Torrance, zamanla mekânın barındırdığı karanlık geçmişin ve kendi içsel hezeyanlarının esiri hâline gelir. Filmin anlattığı hikâye, basit bir hayalet öyküsünden ziyade, deliliğin kademeli olarak bir aile yuvasını nasıl yuttuğunu gözler önüne seren trajik bir çözülmedir. Kubrick, türe özgü geleneksel klişeleri reddederek korkuyu karanlık köşelerde değil, son derece aydınlık ve geniş koridorlarda arar. Steadicam teknolojisinin sinema tarihindeki en yetkin kullanımlarından birine imza atarak seyirciyi otelin simetrik ve klostrofobik koridorlarında bir gölge gibi dolaştırır. Görsel mimarînin kusursuzluğu, kullanılan renk paleti ve tüyler ürperten ses tasarımıyla birleştiğinde ortaya gerçeküstü bir kâbus tablosu çıkar. Otelin genişliği, mekânsal bir özgürlük hissi sunmak yerine, karakterlerin kaçacak hiçbir imkânının olmadığını hissettiren klostrofobik bir tuzağa dönüşür. Oyunculuk tarafında Jack Nicholson, canlandırdığı karakterin akıl sağlığını yitiriş sürecini olağanüstü bir performansla perdeye taşır. Karakterinin tekinsiz tebessümleri ve patlamaya hazır öfkesi, sinema tarihinin en unutulmaz kompozisyonlarından birini oluşturur. Shelley Duvall’ın canlandırdığı Wendy karakterinin hissettiği çaresiz dehşet ve çocuk oyuncu Danny Lloyd’un duru oyunculuğu, filmin yarattığı tekinsiz havayı pekiştirir. Tüm bu unsurlar, geçmişin ve mâzinin hayaletlerinin günümüzü nasıl esir alabileceğini etkileyici bir görsellikle kanıtlar.
