The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning

1939 yılının Ağustos ayında, bir mezbahada çalışan kadın doğum yaparken gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybeder; ancak fiziksel engelli doğan bebek hayatta kalır. Kimsesiz kalan bebek bir çöp konteynerine atılır ve daha sonra bir dilenci tarafından bulunarak eve götürülür. Yıllar boyunca, adı Thomas olan zihinsel engelli ve sorunlu bu çocuk, psikolojik rahatsızlıklarına ve adı konulmamış bir cilt hastalığına rağmen Hewitt ailesi tarafından büyütülür; ilerleyen yıllarda ise bir et paketleme tesisinde çalışmaya başlar. 1969 yılının Temmuz ayında tesis kapatılınca bölge halkı başka yerlere taşınır; fakat zihinsel gelişimi çocuk seviyesinde kalmış olan Thomas, maruz kaldığı hakaretlerin ardından öfke krizine girerek ustabaşını öldürür. Aralarındaki yaş farkı nedeniyle amcası kabul edilen akli dengesi bozuk ağabeyi, Thomas'ı tutuklamaya gelen şerifi katleder; ardından adamın kıyafetlerini giyip arabasını sürerek Teksas yollarında kendisini Şerif Hoyt olarak tanıtmaya ve onun kimliğine bürünmeye başlar. Bu sırada Eric ve Dean adındaki iki kardeş, kız arkadaşları Christie ve Bailey ile birlikte bir Jeep ile seyahat etmektedir; Eric Vietnam'da cepheye gitmek üzere yola çıkmışken, Dean ise Meksika'ya kaçmayı planlamaktadır. Grup kaza yapınca Hoyt; Eric, Dean ve Bailey'yi gözaltına alıp kendi evine götürür. Sadist ve kaçık yamyamların evinde kapana kısılan üçlüsü kurtarmak isteyen Christie de peşlerinden gider ve kendisini dehşet ile kan dolu vahşi bir mücadelenin ortasında bulur.
Serinin Diğer Filmleri
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Jonathan Liebesman tarafından yönetilen 2006 yapımı "Teksas Katliamı: Başlangıç" (The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning), 2003 tarihli yeniden çevrimin öncesini ele alarak Hewitt ailesinin karanlık geçmişine ve Deri Surat (Leatherface) karakterinin kökenlerine ışık tutuyor. Vietnam Savaşı döneminin kasvetli atmosferinde geçen film, askere çağrılan iki kardeş ile kız arkadaşlarının Teksas'ın ıssız yollarında yaşadıkları dehşet dolu kırılma anını merkezine alıyor. Yapım, bir mezbahada başlayan ürpertici doğum sahnesinden itibaren izleyiciyi rahatsız edici bir şiddet sarmalının içine çekiyor. Görsel açıdan selefinin yakaladığı tozlu, kirli ve klostrofobik dokuyu başarıyla sürdüren yapım, özellikle kanlı sahnelerin dozu ve vahşet unsurları bakımından serinin en sert halkalarından biri olarak öne çıkıyor. R. Lee Ermey’in canlandırdığı düzmece Şerif Hoyt karakteri, yine filmin en baskın ve rahatsız edici unsuru olmayı sürdürürken psikolojik baskının dozajını üst seviyelere çıkarıyor. Oyuncu kadrosunun sergilediği performanslar bir korku filmi standardı için yeterli düzeyi yakalasa da hikâyenin işlenişi açısından orijinal fikirlerin eksikliği hissediliyor. Film, karakter derinliğinden ziyade doğrudan grafik şiddete ve gerilime odaklandığı için derinlikli bir sinematik deneyim arayanları tatmin etmekte zorlanabilir. Yine de serinin hayranları ve slasher türünün meraklıları açısından Hewitt ailesinin nasıl bu hâle geldiğini gösteren, temposu düşmeyen sert bir kâbus anlatısı sunuyor.
