WALL·E

İnsanlığın, güçlü çok uluslu Buy N Large şirketinin sattığı ürünlerin çöpleriyle kaplandığı için Dünya'yı terk ettiği uzak ama hiç de gerçek dışı olmayan bir gelecekte, ortalığı temizlemek üzere çöp toplayan bir robot olan WALL-E geride bırakılmıştır. Dünya tarihinden kalma ıvır zıvırlar ve müzikal şarkılarıyla büyülenen WALL-E, neşeli evcil hamam böceği dışında Dünya'da yapayalnızdır. Bir gün, şık (ve tehlikeli) bir keşif robotu olan EVE, yaşamın yeniden sürdürülebilir olduğuna dair kanıt bulması için Dünya'ya gönderilir. WALL-E, EVE'e âşık olur. WALL-E, EVE'i bir toz fırtınasından kurtarır ve molozların arasında bulduğu canlı bir bitkiyi ona gösterir. "Yönergesine" uygun olarak EVE bitkiyi alır ve yanıp sönen yeşil bir sinyal ışığı dışında otomatik olarak kapalı konuma geçer. Yeni arkadaşına ne olduğunu anlayamayan WALL-E, sevgisine sadık kalarak EVE tepkisiz haldeyken bile onu rüzgârdan, yağmurdan ve yıldırımdan korur. Bir gün EVE'i geri almak için devasa bir gemi gelir; fakat WALL-E, aşkından ya da yalnızlığından, EVE'i kurtarmak için geminin dışına tutunarak yolculuk eder. Gemi, 700 yıl önce Dünya'yı tahliye eden tüm insanları taşıyan devasa bir uzay yolcu gemisine ulaşır. Dünya insanları, bu uzay tatil merkezinde kendilerine kesintisiz televizyon ve görüntülü sohbet olanağı sağlayan uçan koltuklarda gezinmektedir. Tembellik ve/veya kemik kaybı nedeniyle tüm öğünlerini pipetle içmektedirler ve hepsi neredeyse hareket edemeyecek kadar şişmandır. Yüzyıllar önce aceleyle verilmiş talimatlara göre hareket eden otopilot bilgisayarı bitkiyi çalarak insanların Dünya'ya dönmesini engellemeye çalıştığında; WALL-E, EVE, tonton kaptan ve bir grup bozuk robot bir isyan başlatır.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Sinema tarihinin en özgün animasyon yapıtlarından biri olan VOL-İ (WALL·E), Andrew Stanton’ın yönetiminde insanoğlunun tüketim çılgınlığı ve çevre tahribatı neticesinde terk etmek zorunda kaldığı bir Dünya tablosuyla açılır. İlk yarım saat boyunca neredeyse hiçbir diyalog barındırmayan yapım, görselliğin ve ses tasarımının gücüyle seyirciyi sessiz bir hüznün ortasına bırakır. Yalnız başına mekânı temizlemeye çalışan küçük robota dair anlatılan bu hikâye, yalnızca geleceğe dair bir uyarı niteliği taşımaz; aynı zamanda yalnızlık ve merhamet üzerine dokunaklı bir masal sunar. VOL-İ'nin çöp dağları arasında bulduğu eski eşyalar üzerinden insanlığa dair kırıntıları biriktirmesi, teknoloji ile duygu arasındaki ince çizgiyi belirginleştirir. Gezegene gönderilen gelişmiş bir arama robotu olan EVE ile karşılaşmasıyla birlikte olaylar boyut değiştirir. Çorak topraklarda filizlenen tek bir yeşil yaprak, insanlığın yeniden doğuş imkânını ve umudunu temsil ederken; iki robot arasındaki iletişim, kelimelere ihtiyaç duymadan derin bir bağın kurulabileceğini gösterir. Filmin ikinci yarısında uzay gemisi Axiom’da resmedilen insan tasviri, tüketim kültürünün ve pasifleşmenin vardığı uç noktayı eleştirel bir bakışla gözler önüne serer. Ben Burtt imzalı ses tasarımı ve görsel efektlerin kusursuz ahengi, filmin anlatı gücünü zirveye taşır. VOL-İ, büyüleyici görsel mekân tasarımları ve alt metnindeki ekolojik eleştirilerle hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap edebilen ender başyapıtlardandır. Tüketim toplumunun getirdiği yabancılaşmayı kırmanın yolunun sevgiden, sadakatten ve dünyaya sahip çıkmaktan geçtiğini hatırlatır.