Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Futüristik Britanya'da yaşayan Alex DeLarge, "aşırı şiddet" düşkünü bir gençtir. Her şansta olduğu gibi onunki de sonunda tükür ve cinayetten tutuklanıp mahkûm edilir. Hapisteyken Alex, suçluların şiddetten tiksinmesi üzerine programlandığı deneysel bir programdan haberdar olur; eğer bu programdan geçerse cezası indirilecek ve sokaklara beklenenden daha erken dönebilecektir. Ancak Britanya sokaklarına adım attığında, Alex'in çilesi bitmekten hâlâ çok uzaktır.
Stanley Kubrick’in 1971 yapımı eseri Otomatik Portakal (A Clockwork Orange), Anthony Burgess’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan, distopik sinemanın ve dünya yedinci sanatının en sarsıcı başyapıtlarından biridir. Film, yakın geleceğin tekinsiz Britanya’sında, çetesiyle birlikte şiddeti bir tür estetik ve eğlence biçimine dönüştüren genç Alex DeLarge’ın hikâyesini merkeze alır. Kubrick, anlatı boyunca seyirciyi yalnızca bireysel suçun ve şiddetin vahşetiyle yüzleştirmekle kalmaz; aynı zamanda devlet aygıtının, bireysel özgürlüğü ve özgür iradeyi yok ederek dayattığı sahte ahlâk anlayışını da keskin bir dille sorgular.
Görsel ve işitsel doku açısından film, sinema tarihinin en özgün tezatlıklarından birini barındırır. Alex’in ultra-şiddet eylemleri ile Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfoni’si gibi yüce klasik müzik eserlerinin eşleştirilmesi, izleyicide hem büyüleyici hem de rahatsız edici bir etki yaratır. Ludovico Tekniği adı verilen koşullanma deneyi üzerinden yürütülen tartışma, insanoğlunun kötüye eğilim gösterme özgürlüğü elinden alındığında gerçekten iyi bir varlığa dönüşüp dönüşemeyeceği sorusu etrafında şekillenir. Seçim yapma yetisini kaybeden birey, yalnızca kurmalı bir mekanizmaya, yani başlıkta da ima edildiği gibi "otomatik bir portakala" dönüşmektedir. Malcolm McDowell’ın sergilediği ikonik performans, karakterin hem tiksindirici hem de tuhaf bir biçimde büyüleyici yanlarını kusursuzca yansıtır.
Sonuç olarak Otomatik Portakal, çekildiği dönemin çok ötesinde bir toplumsal ve siyasî eleştiri sunan, modern dünyada güvenlik ile özgürlük arasındaki tehlikeli dengeyi çıplaklığıyla gözler önüne seren zamansız bir başyapıttır. İnsan ruhunun karanlık dehlizlerinde gezinirken ahlâkî sorumluluklarımızı yeniden düşünmemizi sağlayan bu eser, sinematografisi, kurgusu ve felsefî derinliğiyle her sinemaseverin mutlaka tecrübe etmesi gereken bir deneyimdir.