

▶ JustWatch
Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Abonelik (Akış)



Kirala





Satın Al





Kanji Watanabe, otuz yıldır aynı departmanda görev yapan bir devlet memurudur. Bir zamanlar tutkulu ve azimli bir insan olmasına rağmen şimdilerde tekdüze ve sıkıcı bir hayat sürmektedir. Ancak bir gün mide kanserine yakalandığını ve bir yıldan daha az ömrü kaldığını öğrenir. Yaşadığı ilk sarsıntının ardından, yirmi yılı aşkın süredir ilk kez gerçekten yaşamaya koyulur. Çok geçmeden, önündeki kısıtlı zamanın yalnızca hayatı doyasıya yaşamak için değil, geride anlamlı bir iz bırakmak için olduğunu fark eder.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Akira Kurosawa’nın 1952 yapımı başyapıtı Ikiru (Yaşamak), sinema tarihinin insan varoluşuna, faniliğe ve bireysel sorumluluğa dair ürettiği en derinlikli ve sarsıcı ağıtlardan biridir. Film, savaş sonrası Tokyo’sunda, otuz yıl boyunca tek bir gün dahi aksatmadan işe gidip gelen fakat gerçekte kâğıt yığınları arasında ruhunu yitirmiş bir kamu görevlisi olan Kanji Watanabe’nin (Takashi Shimura) trajedisini merkezine alır. Watanabe’nin ölümcül mide kanseri teşhisi almasıyla başlayan süreç, sıradan bir melankoli anlatısı değil; modern insanın içine düştüğü bürokratik çarklara ve yaşarken ölü olma hâline vurulmuş sert bir darbedir. Takashi Shimura’nın canlandırdığı Watanabe karakteri, fiziksel çöküşün ötesinde içsel bir uyanışın sembolüdür. Shimura; eğik duruşu, dolu dolu bakan gözleri ve titreyen sesiyle izleyiciyi karakterin derin çaresizliğine ve ardından gelen hakikî yaşama arzusuna kusursuz biçimde ortak eder. Ömrünün son aylarında önce gece hayatının yüzeysel hazlarında, ardından genç bir memurenin hayat enerjisinde aradığı anlamı bulamayan Watanabe, nihayetinde kurtuluşun başkalarının hayatına dokunmakta saklı olduğunu fark eder. Terk edilmiş, pis bir bataklığı çocuk parkına dönüştürme mücadelesi; bürokrasinin hantal, duyarsız ve resmî duvarlarına karşı tek kişilik bir isyana dönüşür. Kurosawa’nın kurgusal ustalığı, filmin ikinci yarısında Watanabe’nin cenaze törenine geçişle zirveye ulaşır. Bürokrasi mensuplarının alkol eşliğinde onun yaptıklarını tartışması, insan hafızasının nankörlüğünü ve sistemin değişmez çürümüşlüğünü gözler önüne serer. Parkta, yağan karın altında salıncakta sallanırken mırıldandığı Gondola no Uta şarkısı ise sinema tarihinin en saf, en iç burkucu ve ölüme meydan okuyan sahnelerinden biridir. Ikiru, ölüm gerçeğiyle yüzleşmeden gerçek bir hayat sürülemeyeceğini yüzümüze çarpan, zamansız bir başyapıttır.