Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Memento, artık yeni anılar oluşturamayan eski bir sigorta müfettişi olan Leonard'ın, hatırladığı son şey olan karısının katilini bulmaya çalışırken yaşadığı iki ayrı süreci konu alıyor. Hikâyenin bir kanadı zaman içinde ileriye doğru akarken, diğer kanadı ise her seferinde daha fazla detay açığa çıkararak geriye doğru ilerliyor.
Sinema tarihinin kurgusal anlamda en özgün yapıtlarından biri olan "Akıl Defteri" (Memento), Christopher Nolan’ın zihinsel labirentlere attığı ilk büyük adımdır. İleriye dönük hafıza kaybı (anterograde amnezi) yaşayan Leonard Shelby'nin, eşinin katilini arama mücadelesini konu alan film, izleyiciyi alışılagelmiş bir intikam hikâyesinin ötesine taşır. Leonard, yeni hatıralar oluşturamadığı için gerçekliği fotoğraflar, notlar ve vücuduna kazıdığı dövmeler vasıtasıyla inşa etmek mecburiyetindedir.
Nolan, izleyicinin başkarakterle aynı kafa karışıklığını ve çaresizliği hissetmesini sağlamak amacıyla doğrusal olmayan çift hatlı bir anlatım yapısı benimser. Renkli sahneler zaman çizelgesinde geriye doğru akarken, siyah-beyaz sahneler ileriye doğru ilerler ve bu iki çizgi filmin doruk noktasında birleşir. Bu zekâ ürünü kurgu dâhilinde seyirci, sadece bir olayı takip etmekle kalmaz; hafızanın güvenilmezliğini, insanın kendi hakikatini manipüle etme meyletişini ve vicdanı rahatlatmak adına kurgulanan öz aldatmacaları sorgulama imkânı bulur. Leonard'ın trajedisi, gerçeğe ulaşma arzusundan ziyade, varoluşuna anlam katacak bir yanılsamaya olan ihtiyacıdır.
Guy Pearce’ın duygusal derinliği yüksek ve performansı takdire şâyân oyunculuğu, karakterin savunmasızlığını ve takıntılı ruh hâlini mükemmelen yansıtır. Carrie-Anne Moss ve Joe Pantoliano’nun canlandırdığı belirsiz figürler ise güven kavramının ne kadar kırılgan olduğunu sürekli hatırlatır. Sinematografisi, sade mekân kullanımı ve temposuyla film, minimalist yapısına rağmen psikolojik gerilimi her an zirvede tutmayı başarır.
Sonuç olarak "Akıl Defteri", insan zihninin karanlık dehlizlerine ışık tutan, sinema dilini yeniden tanımlayan ve her izleyişte yeni detaylar sunan bir başyapıttır.