Norman Bates, annesiyle bir kez daha sorun yaşadığı bu öncül filmde geri dönüyor. Bu kez bir radyo sohbet programı sunucusuyla annesine dair anılarını paylaşmaya davet edilir; ancak sevgilisi kendi çocuğuna hamile olduğu için yeniden öldürmekten korkan bu sapık, medeni dünyaya bir başka sapığın daha salınmasına izin veremez.
Alfred Hitchcock’un başyapıtıyla başlayan efsanenin resmî anlamda dördüncü ve son halkası olan "Psycho IV: The Beginning" (Sapık IV: Başlangıç), ilk filmin senaristi Joseph Stefano’nun imzasıyla geçmişe özlem duyan hüznî bir geri dönüştür. Yönetmenliğini Mick Garris’in üstlendiği bu televizyon filmi, önceki devam halkalarından farklı olarak hem bir devam hikâyesi hem de Norman Bates’in çocukluk ve gençlik yıllarına odaklanan bir öyküdür. Akıl hastanesinden çıkan, evlenen ve baba olmaya hazırlanan Norman; annelerini öldüren erkeklerin tartışıldığı bir radyo programına telefonla bağlanır. Anne olmaya hazırlanan eşinin hamileliğiyle tetiklenen Norman, doğacak çocuğunun kendi zihinsel rahatsızlığını irsen devralacağı korkusuyla annesi Norma Bates ile yaşadığı marazlı geçmişin kapılarını aralar.
Filmin en nitelikli tarafı, orijinal senarist Joseph Stefano’nun Norman Bates karakterinin kökenlerine duyduğu derin edebi saygıdır. Henry Thomas, Norman’ın gençliğini çaresizlik, saflık ve bastırılmış öfke duygusunu muazzam bir dengeyle yansıtarak canlandırır. Olivia Hussey ise genç Norman üzerinde ağır bir psikolojik baskı kuran anne Norma Bates rolünde rahatsız edici bir ikna edicilik sunar. Anthony Perkins’in sinema tarihine geçen ikonik karaktere son kez hayat verdiği bu yapım, aktörün hüzünlü bakışları ve olgun oyunculuğuyla tam bir vedâ niteliğindedir. Radyo stüdyosunun klostrofobik atmosferi ile geçmişin kasvetli flashback sahneleri arasındaki geçişler, hikâyenin trajik ve derinlikli yapısını besler.
Televizyon filmi ölçeğinde kalmasına ve bütçe sınırlarına rağmen "Psycho IV: The Beginning", Bates Motel’in kapılarını son kez aralayarak Norman Bates’in trajedisine hüzünlü ve tatmin edici bir son nokta koyar. Psikolojik derinliği, incelikli senaryosu ve Anthony Perkins’e saygı duruşu niteliğindeki yapısıyla serinin ilk filmden sonraki en derli toplu işlerinden biridir.