Şu an akış, kiralama ve satın al seçenekleriyle seyredilebilir. JustWatch, sevdiğiniz filmleri ve TV şovlarını çevrimiçi ve yasal olarak nerede izleyebileceğinizi kolayca bulmanızı sağlar.
Seul'de yaşayan işitme engelli bir işçi olan Ryu'nun, böbrek nakline ihtiyacı olan bir kız kardeşi vardır. Kendi böbreğini kardeşine bağışlamayı dener ancak kan grupları birbiriyle uyuşmaz. Ryu, Ilshin Electronics'teki işinden kovulduğunda yasa dışı organ tüccarlarıyla tanışır; suçlular, kardeşine uygun bir böbrek sağlamak karşılığında Ryu'dan kendi böbreğini ve ilaveten on milyon won talep eder. Ryu bu takası kabul eder fakat ameliyat masraflarını karşılayacak parası kalmaz. Anarşist ve devrimci kız arkadaşı Cha Young-mi, onu Ilshin Electronics'in sahibi olan eski patronu Park'ın kızı Yossun'u kaçırmaya ikna eder. Ancak beklenmedik bir trajedinin yaşanması, intikam duygusunu ve peşi sıra gelecek bir dizi şiddet eylemini tetikleyecektir.
Park Chan-wook’un meşhur "İntikam Üçlemesi"nin ilk halkası olan Haklı İntikam (Sympathy for Mr. Vengeance), intikam olgusunu her türlü gösterişten arındırarak alabildiğine soğuk, acımasız ve sarsıcı bir realizmle ele alır.
İşitme ve konuşma engelli fabrika işçisi Ryu’nun, ölümcül derecede hasta olan kız kardeşine organ nakli yaptırabilmek adına organ mafyasının ağına düşmesiyle başlayan hikâye, adım adım kaçınılmaz bir felâkete sürüklenir. Çaresizliğin körüklediği iyi niyetli bir çocuk kaçırma planı, zincirleme bir trajediyi ve ardından gelen amansız bir kan davasını tetikler. Filmde mutlak bir "kötü" ya da bütünüyle masum bir kurban yoktur; her karakter kendi meşru acısının ve çaresizliğinin peşinden sürüklenirken bir diğerinin kâbusu hâline gelir. Yönetmen, şiddeti stilize bir seyirliğe dönüştürmek yerine, onun yarattığı fiziksel ve ruhsal tahribatı en yalın ve sarsıcı biçimiyle perdeye yansıtır.
Ryu’nun sessiz dünyasını hissettiren minimalist ses kurgusu, derin kadrajlar ve dingin kamera kullanımı, hikâyenin kasvetli atmosferini kusursuz bir tekinsizlikle destekler. Song Kang-ho ve Shin Ha-kyun’un ölçülü fakat yoğun performansları, intikam arzusunun kişiyi arındırmadığını, aksine dipsiz bir ahlâki yıkıma ve karşılıklı yok oluşa mahkûm ettiğini gözler önüne serer.